Skip Navigation LinksAnaSayfa > Biyolojik Çeşitlilik > Sahip Olduğumuz Gizli Hazine

Anadolu’nun Renkli Zenginlikleri

 

Kültüre alınmış bitki türleri ve evcilleştirilmiş çoğu hayvan türünün yabani akrabalarının anavatanı Anadolu’dur. Bu bakımdan Türkiye, Dünyadaki sekiz büyük gen merkezinden biri olarak bilinir. Yaklaşık 3’de biri endemik olan 12.000 civarında bitki türüne, tahminen 141 sürüngen ve amfibi türleri, 460 kuş türü, 161 memeli türü, 236 tatlısu, 480 deniz balık türü, 522 yumuşakçalar, 6.500 kelebekler, 600 çekirgeler ve 114 kız böcekleri bulunmaktadır.

 

 

Türkiye ekonomisinin temel çarkları olan tıp, eczacılık, tarım, ormancılık, hayvancılık, balıkçılık ve turizm, temel hammadde kaynağı olarak bu doğal kaynaklarımıza ve bu biyolojik çeşitliliğe bağımlıdır.

 
Ekonomiye olan doğrudan katkıları yanında, biyolojik çeşitlilik, çevrenin sağlıklı olmasını sağlayan ekolojik hizmetleri bizlere sunmaktadır. Bunlardan bazıları; Doğadaki oksijen ve karbondioksit döngüsünün ve besin zincirinin devamlılığının sağlanması, böcek ve zararlı hayvanların biyolojik kontrolü, bitki çiçeklerinin tozlaşması ve meyve tutması, su ve toprak korunması, su ve mineral döngüsünün sağlanması, doğal geri dönüşüm ve atıkların ayrışması gibi pek çok ekolojik hizmetleri de yerine getirmektedir.


Genetik kaynaklar, türler, ekosistemler ve bunlar arasındaki karmaşık olaylar dizini, biyolojik çeşitliliği oluşturmaktadır. Bunların her biri ülkemizin refahı, dengeli ve sürekli kalkınması için, vazgeçilemez değeri olan canlı doğal kaynaklarımızdır.

 

Biyolojik Çeşitliliğimiz günümüzde yok olma eğilimindedir. Toprak erozyonu, hızlı insan-nüfus-artışı gibi baskılarla yok olmaktadır. Doğal kaynaklarımızın ve biyoçeşitliliğin öneminin bilincininde olan insanoğlu bu talihsiz yok oluşa dur diyebilecek, bu olumsuz gidişatı sürdürülebilir kullanım biçimde aldığı kararlarla durdurabilecektir.